Ekonomi

Fed yetkililerinden faiz uyarısı: “Enflasyon baskısı ve iş gücü gevşemesi dengelenmeli”

Investing.com – ABD Merkez Bankasının (Fed) Eylül ayında çeyrek puanlık faiz indirimi sonrası Ekim ve Aralık aylarında beklenen yeni adımlar öncesinde, Fed üyeleri para politikasına ilişkin temkinli açıklamalarda bulundu. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ve Boston Fed Başkanı Susan Collins’in değerlendirmeleri, enflasyonla mücadele kararlılığının sürdüğünü ve erken gevşeme risklerine karşı temkinli bir duruş benimsendiğini gösterdi. Her iki yetkili de iş gücü piyasasındaki gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Logan: “%2 enflasyon hedefi için iş gücü piyasasında daha fazla gevşeme gerekebilir”

Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, para politikasının mevcut haliyle ekonomiye yalnızca sınırlı baskı yaptığını ve fiyat istikrarının tam anlamıyla yeniden sağlanması için iş gücü piyasasında ek bir gevşemenin muhtemelen gerekeceğini söyledi. Logan’a göre, dayanıklı tüketim harcamalarının sürmesi, finansal varlıklardaki yüksek değerlemeler ve gelişen ekonomik duyarlılık, Fed’in faiz indiriminde aceleci davranmaması gerektiğini ortaya koyuyor.

Logan, ithalat tarifelerinin etkisi henüz tam olarak yansımamışken dahi fiyatlarda yukarı yönlü baskının sürdüğünü belirtti. Bu bağlamda, fazla hızlı gevşemenin geri döndürülemeyecek enflasyon risklerini artırabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, FOMC’nin %2’lik enflasyon hedefine sadık kalmasının kritik önem taşıdığını dile getirerek, daha fazla faiz indirimine karşı mesafeli durulması gerektiğine dikkat çekti.

Collins: “Hızlı gevşeme enflasyon risklerini artırabilir”

Boston Fed Başkanı Susan Collins ise, son dönemde görülen iş gücü yumuşamasına rağmen, agresif faiz indirimlerinin hala riskli olabileceğini ifade etti. Collins’e göre, enflasyonun tamamen kontrol altına alındığına dair yeterli işaret yokken, faizleri hızla düşürme yönündeki bir karar, Fed’in fiyat istikrarı hedefiyle çelişebilir.

Collins, kamuoyunun gelecekte enflasyonun kalıcı şekilde yüksek kalabileceğine dair beklentiler içine girmesinin olasılığını artıran bir dönemde bulunulduğunu ve bu riskin göz önünde bulundurulmak zorunda olduğunu vurguladı. Ayrıca, genel finansal koşulların halihazırda büyümeyi desteklediğini dile getirerek Fed’in faiz indirimlerine yönelmesi için güçlü bir ihtiyaç görmediğini belirtti.

Piyasalar Fed’in takvimine odaklandı

Fed’in faiz kararlarının zamanlaması ve kapsamı, hem tahvil piyasaları hem de hisse senedi yatırımcıları tarafından yakından takip ediliyor. Goldman Sachs, büyümede sert bir düşüşe neden olmadan faizlerin indirilebileceğini öngörüyor. Ancak tahvil piyasaları, özellikle istihdam cephesinde daha keskin bir zayıflama olasılıklarını fiyatlamaya devam ediyor.

Bankanın değerlendirmesine göre, gelecek hafta açıklanacak Eylül ayı istihdam verileri yakından izlenecek. Veriler, Fed’in politika patikasını şekillendirebilecek en önemli göstergeler arasında yer alacak ve piyasaların tepkisi sert olabilir. Bu nedenle kamuoyunun ve yatırımcıların dikkatleri, iş gücü piyasasının gidişatı ve Fed üyelerinin söylemlerine çevrilmiş durumda.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu